Embed

Bir erkeğin kaleminden:KADIN VE SEVGİ...

 

Gülleri yaşatan toprak su güneş ve sevgidir.

Hiç dikkat ettiniz mi çiçeklere sadece güneş, toprak ve su yetmiyor.

Onları büyütmek için sevgi de vermelisiniz.

Çatık kaşlı karamsar öfkeli bir bahçıvanın elinden etrafına gülücükler dağıtan bir bahçe bekleyemezsiniz. Kadınlarda bu halleriyle güllere benzerler.

Onları da geliştiren büyüten hatta soylu yapan şey sevgidir. Bir çiçek nasıl solarsa, sevgisiz kalan kadın yüreği de solar. Hatta ölür bile. Bu halleriyle kim bilir bir akşam sefasına benzerler. Bir defa açarlar ve ardından kapanırlar.

Biliyor musunuz? inci, altın dahası mücevherat bu kadar değerli olmasını kadınlara borçludurlar. Düşünsenize bir kadının parmağında arzı endam eden bir taş yüzük ne kadar da gururludur.... İhtişamlıdır.....

Bilmeyenler ihtişamı değeri mücevhere verebilirler. İşte burada büyük bir yanılgı vardır. Asıl değer o parmaklardır.

Basit bir halka gibi görünen halhal ancak kadında kendini tamamlayabilmektedir.....

Bu anlamda kadın güneş gibidir. O doğunca karanlıkta kalan tüm varlıklar ortaya çıkarlar. Eğer kadının bu aydınlatıcı yanı olmasaydı bütün erkekler karanlıkta kalırlardı...

Kadın ayna gibidir, eğer o olmasaydı hiçbir erkek gerçek yüzünü göremezdi. Şaheser yazılar, şiirler ancak kadın hüneriyle yazılabilmiştir....

Hatta eserler bile onun aşk gücüyle yapılabilmiştir. Öyle olmasaydı kimsenin bunları yapacak kadar sabrı olmazdı.

Bırakın kadının dirisine eserler yapmayı, onun ölüsüne bile şaheserler yapılmamış mıdır? ...

Taç Mahal ki dünyanın yedi harikasından birisidir. O da ancak bir kadına mezar olarak inşa edilmemiş midir? Bir kadın için mezar olarak inşa edilen eser bile dünyanın yedi harikasından birisi olabiliyorsa yapılamayanları varın siz düşünün.

Kadın elinin değmediği her şey adeta ham bir varlıktan ibarettir. Varlıklar onunla değer bulmuştur. Sevgi bile hamlıktan onun sayesinde hayat bulmuştur.

Onun bakışları gönlümüzdeki defineleri açığa çıkarmıştır. 

Kaşları hayat yolumuz olmuştur. Kirpikleri yüreğimize saplanan bir ok gibidir. O oklar saplandıkça biz yüreğimizin varlığını keşfetmişizdir.

Bu yüzdendir ki ona kalkan eller aslında dünyanın en değerli varlıklarına vurulan darbedir. Onu inciten dil en talihsiz kelimeleri söylemiştir.

Onu görmezden gelen göze görüyor denilebilir mi? O bir okyanustur ki üzerinde gemi olarak yüzebiliriz.

Aldığımız yol o sulara bağlıdır. Eğer birgün o sular çekilirse ne kadar değerli mala sahip olursa olsun bütün gemiler karaya oturacaktır......

Beni bir kadının ağlaması kadar acı yönde etkileyen ve bir kadının gülmesi kadar neşe veren başka bir duygu sarmamıştır...

Kadına sevgisini kaybeden bir yüreğin varlığıyla övüneceği başka bir duygusu kalmamıştır....

Ne demiştik? Kadın sevgiyle büyür ve yaşar..... Unutmamak gerekir ki kadının ölümü sevgisizliktendir.....Ahmet seven

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !